hiç böyle dostunuz oldu mu? - çocuklar diyarı - Blogcu



Hiç böyle bir dostunuz oldu mu?

4-17-2008 · Kategori: hi_ boyle dostunuz oldu mu_

-Daima düşünceliydi.
-Susması konuşmasından uzun sürerdi.
-Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda ne fazla, ne eksik söz kullanırdı.
-Dünya işleri için kızmazdı.
-Kendi şahsı için asla öfkelenmez ve öç almazdı.
-Kötü söz söylemezdi.
-Affediciliği tabii idi. İntikam almazdı.
-Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz, onlara şeref ve değer de verirdi.
-Kendisini üç şeyden alıkoymuştu:
-Kimseyle çekişmezdi. Çok konuşmazdı. Boş şeylerle uğraşmazdı.
-Umanı umutsuzluğa düşürmezdi.
-Hoşlanmadığı birşey hakkında susardı.
-Hiç kimseyi ne yüzüne karşı, ne de arkasından kınar ve ayıplardı.
-Kimsenin kusurunu araştırmazdı.
-Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.
-Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi.
-Bir toplulukta bulunduğu zaman bir şeye gülerlerse, o da güler; bir şeye ederlerse, o da onlara uyarak hayret ederdi.
-Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi.
-Her zaman ağırbaşlıydı.
-Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı
-Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı.
-Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; Ayaklarını yerden canlıca kaldırır, iki yanına salınmaz, adımlarını geniş atar, yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir,vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
-Kapısına yardım için gelen kimseyi geri çevirmezdi.
-Bir gün kendisinden yaşça küçük bir dostunun omuzlarından tutarak şöyle demişti: "Sen dünyada garip bir kimse yahut bir yolcu gibi ol!"
-Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu.
-Adet üzere sarfedilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı.
-Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı.
-Fakirlerle birlikte yerdi; öyle ki onlardan ayırt edilemezdi.
-Önüne ne konulursa yerdi.
-Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı.
-Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.
-Sabahları evinden çıkarken şöyle söylerdi. "İlahî, doğru yoldan sapmaktan ve saptırılmaktan, kanmaktan ve kandırılmaktan, haksızlık etmekten ve haksızlığa uğramaktan, saygısızlık etmekten ve saygısızlık edilmekten sana sığınırım.”
-Sıradan değildi; ama sıradan insanlar gibi yaşardı.
O, HZ. PEYGAMBER’ di. (ALEYHİSSALÂTU VESSELÂM).
 
 
 
 

Gerçek dost

4-17-2008 · Kategori: hi_ boyle dostunuz oldu mu_

GERÇEK DOST

Ülkenin birinde iki gerçek dost yaşarmış.
Birinin malı, ötekinin malı gibiymiş.
Anlaşılan o ülkede dostluk, bambaşkaymış...

Bir gece ülkede herkes dalmış derin uykulara.
Orada güneş battı mı, fırsat bu fırsat der,
uykunun tadını çıkarırmış millet.

Gece yarısı bizim dostlardan biri, fırlamış yatağından,
koşmuş doğru dostunun evine.
Uyandırmış hizmetçileri tatlı uykularından...

Dostu, yukarıdan duymuş sesini. Hemen kaptığı gibi
kılıcını, kesesini, koşmuş dostunun yanına...

"Hayrola!" demiş, merak içinde, soluk soluğa...
"Sen, kolay kolay uyandırmazsın kimseyi,
uykuyu da seversin üstelik.
Kumarda kaybettiysen; al şu keseyi.
Evini bastılarsa; işte buradayız ben ve kılıcım.
Haydi gidip haklarından gelelim.
Yalnız yatamaz mı oldun yoksa???
Benim güzel cariyeyi al git öyleyse..."

"Yok a canım." demiş dostu... "Ne o, ne de bu.
Rüyamda biraz düsünceli gördüm seni...
Sakın başı dertte olmasın deyip koştum.
Kusura bakma dostum!"


Gerçek bir dostu olmak ne güzel bir şey!
Derdini açmanı beklemez bile...
Kendi bulup söylemek ister, belki sen çekinirsin diye.
Sevdiği insanın üstüne titrer,
bir düşten, bir hiçten nem kapar

Cursors